Gözüküçük Köyü
1 Takipçi | 0 Takip
30 06 2007

Gölova / Çobanlı Köyü

Erzincan kara yolu üzerinde olup, önemli Bir konumda bulunmaktadır. Gölova ilçesinin en eski köylerinden olan Çobanlı, ilçe merkezine 10 km. il merkezine 205 km. Uzaklıktadır. Çobanlı Köyünün komşuları Kuzey doğusunda Günalan (Tümeker), Kuzey batısında Aşşağı Tepecik (Aşşağı Baru), Batısında Karaca (Moğrum), Güney Batısında Çukuryurt (Karnus), Güneyinde Gözüküçük köyleridir. Çobanlı çayı�nın, arazisinin önemli kısmını suladığı köyün, güney ve doğusu engebeli bir yapıya sahiptir. Çobanlı tarımında sulu tarım önemli yer tutsada eskiden 340 dekar arazi sulanabilirken, Gölova barajının yapılması sonucu, Çobanlı çayının önemli bir bölümünün Baraja bağlanmasıyla, 7400 dekar tarım arazisinin ancak 175 dekarı sulanabilmektedir. Çobanlı köyünde sulu tarım vasıtasıyla fasulye, şekerpancarı, mısır, patates, soğan, domates, biber, patlıcan gibi her türlü sebze ve meyve yetiştirilmektedir.Kıraç arazilerde ise buğday, arpa, fiğ, ekimleri yapılmaktadır.Köyde, ağırlık büyükbaş hayvancılıkta olmak üzere, küçükbaş hayvancılık tayapılmaktadır. Bük denilen söğüt-kavaklıktan başka, çay boyunda ziraat kavaklıkları gelecekte önemli bir tarım faaliyeti olacak, Yeni ekonomik gelirler sağlayacaktır. Çobanlı köyünün 1986 yılında sosyal yardımlaşma ve kalkındırma derneğinin kurulmasıyla önemli sorunları büyük oranda çözülmüştür. 45 Hane ve 115 kişinin sürekli ikamet ettiği Çobanlı�nın kayıtlı nüfusu 1225 kişidir. Çobanlı dışında yaşayan köylüler İstanbul�da yoğun olarak yaşamaktadırlar. Devamı

30 06 2007

Gölova / Çataklı Köyü

Gölova'nın batısında E-23 Karayolu üzerindeki Çataklının ilçe merkezine uzaklığı 6 km. dir. 50 hanenin devamlı olarak kaldığı Çataklının toplam nüfusu 1200 civarındadır. Nüfusun büyük kısmı İstanbul'da yaşamaktadır. Gölova'da kamyonculuk ve taksiciliği en çok yapan ve yaygınlaştıran köyümüzdür. Yine imar faaliyetlerini ve altyapı sorunlarını ilk defa tamamlayan köylerimizdendir. Çok katlı binaları ve düzenli köy yerleşimi ile de dikkat çekmektedir. Çataklının kuruluşu ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Ancak şurası bir gerçektir ki ilk yerleşim yerlerinden birisidir. Orta Asya kökenli ve Selçuklu dönemi Türkleri Baru Boğazı denen mevki ye yerleşmişlerdir. Boyalıca diye de anılan bu ilk yerleşim yeri 1800 yıllarının başında çeşitli sebeplerle dağılmış ve buradan göçenler önceleri daha kuzeydeki Eski Köy'e, bilahare de bugünkü yere inmişlerdir. Üç tepenin birleştiği sahada yer alması ve yol ayrımının bulunduğu bir sahada olması dolayısıyla Çataklı ismini almıştır. Köyün önündeki düzlükler ve tatlı meyilli arazi tarım için çok müsaittir. Yine Gölova barajı sulama kanalları üzerinde bulunmasıyla da sulu tarım yaygındır. 1200 dekar tarım alanı sulanabilmektedir. Bu alanlarda pancar ve fasulye başta olmak üzere soğan, patates, sebze ve meyveler üretilmektedir. Yeni yeni kapama meyve bahçeleri kurulmaktadır. Kayısı ve elma bahçelerindeki yüksek verim bu tarımı teşvik etmektedir. Asfaltın üzerinde bulunması ve ulaşım kolaylığı gibi sebeplerle her dönemde köyde küçük sanayi tesisleri olmuştur. Bugün de un ve buğday ürünleri atölyesi ile tamirci dükkanları vardır. Köyün önündeki yazıda yer alan yabani alıç ve armutların aşılanarak kültür bitkilerine dönüştürülmesiyle önemli tarım girdisi saklanabilecektir.   KöY Muhtarı:Selahattin AltaY ... Devamı

30 06 2007

Gölova / Bozat Köyü

İlçe merkezinin 3 km. doğusunda bulunan Bozat merkez köy durumundadır. Doğusunda Akçataş, kuzeyinde Kurukol, güneyinde Demirkonak ve Günalan, batısında ise ilçe merkezi bulunmaktadır. Gölova çanağının kuzeyinde Berdiğa dağlarının güney uzantılarını teşkil eden Hacıağanın dağı ile anılan dağların eteklerinde kurulmuştur. Kavlak ve Hasan-kürünü dereleri arasında geniş yamaçlara yayılmış Bozat'ın Gölova'nın en eski köylerinden olduğu ve Türkler tarafından kurulmuş bir köy olduğu araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Gölova'nın fethi sırasında Karayakup'a bağlı bir dirlik merkezi olarak Osmanlılar döneminde kurulmuştur. Kuruluşundan bu zamana kadar da Türk köyü olarak devam etmiştir. Çevre köylerde ve Omarcuk'ta Ermeni ve Rumlar yaşadığı halde Bozat'ta sürekli olarak Türklerin yaşadığı görülmektedir.Bozat ismiyle ilgili çeşitli söylentiler olsa da Türkçe bir isim olarak asırlardır varlığını devam ettirmesi önemlidir. Bozat'ın mezrası olan Omarcuk ise uzun süre Rum köyü olarak varlığını devam ettirmiştir. Buranın ahalisi çevre köylerde yapı ustalığı ile geçimlerini devam ettirirlerdi. Gölova ve çevresindeki Kırlangıçlı yapılarda bu ustaların imzalan vardır.Karayakup ve Boğazköy'den sonra Gölova ilçesinin en büyük köyüdür. 40 hanenin devamlı kaldığı Bozat'ın yazın nüfusu 500'e yaklaşmaktadır. Toplam nüfusu ise 1450'dir. Diş teknisyenliği ve laboratuarcılığının en revaçta meslek olduğu Bozatlılar'da okuma oranı da oldukça yüksektir. Milletvekili, ses sanatçısı, pehlivanı ve öğretmenleriyle kültür düzeyi oldukça yüksek olan Bozat, İstanbul'da ilk defa dernek kuran köyümüz de olmuştur. Yine her yıl düzenli olarak köy piknikleri düzenlemeleriyle de Gölova'da örnek teşkil etmekteler.1939 depreminde 105 kişinin öldüğü Bozat'ta bir çok hane de ortadan kalkmış, ocaklar sönmüştür. Bu yılları takiben şehre büyük bir göç dalgası olmuş ve 200 haneyi geçen köyde ancak 40 hane devamlı oturur hale gelmişt... Devamı

30 06 2007

Gölova / Aydoğdu Köyü, Kayaoğlu Mezrası

İlçe merkezine 16 km. uzaklıktaki Aydoğdu Köyü Aslanca, Üçve-ren, Karayakup, Kayaoğlu mezrası ve Taşdemir köyleri ile komşudur. Köy, Gölova-Çamoluk asfaltından 2 km. kadar kuzeyde bulunmaktadır. Güneyindeki düz alanlar dışında genelde engebeli bir arazisi vardır. Bu özelliğiyle de daha ziyade hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bir köydür. Sulanabilen arazisi oldukça azdır. Köy içinde sulamaya müsait alanlar da su yetersizliği nedeniyle sulanamamaktadır. Köyün değil sulama suyu, içme suyu bile yetersizdir. Gölova'da devlet hizmetlerinden en az yararlanan bir köy görünümündedir. Nitekim koşum hayvanlarının tarımda kullanıldığı iki köyden birisidir.Aydoğdu en eski Türk köylerinden birisidir. 400 yıla yakın bir yerleşimi vardır. Hayvancılık ve ormancılık yanında rüzgârla çalışan ve çevrenin tek değirmenleri olan YEL DEĞİRMENLERİ bu köyde kurulmuştur. Günümüzden 100 yıl önce kullanıldığı söylenen yel değirmeninin millerinin takıldığı ve alt taşı olarak kullanılan delikli taşlar bugün korunmaktadır. Köyün kuzeyinde şehit askerlerin gömülü olduğu kabul edilen Meçhul Asker Mezarlığı vardır. Seferberlikte burada konaklayan orduda ölen askerlerin gömüldüğü yer olarak dedelerden nakledilmiştir. Aydoğdu Köyü'nün güneyinde Çobanlı Çayı kenarındadır. 20 hanenin sürekli kaldığı Kayaoğlu mezrasının da yerleşimi oldukça eskidir. Burada da tarihi eser kalıntılarına rastlanmıştır. Mezranın yerinin dar olması nedeniyle kuzeye doğru bir gelişme olmuştur. Su, burası için de önemli bir meseledir. Irmak kenarındaki 100 dekara yakın bir saha sulanabilmekte, geri kalan büyük tarım arazilerinde kuru tarım yapılmaktadır.Nüfusunun büyük bölümü İstanbul'da yaşayan Kayaoğullar oto par-çacılığıyla uğraşırlar. Kayaoğlu'na da önem veren gurbetçiler yeni binalar yapmak suretiyle mahalleyi güzelleştirmişlerdir. Aydoğdu ve Kayaoğlu'nun arazisinde yabani armutlar ve alıç ağaçları bölge tarımı için önemli olacak bir değerdir. Bu ağaçlara armut, elma ya da... Devamı

30 06 2007

Gölova / Boğazköy Köyü

Gölova'nın 9 km. batısında yer alan Boğazköy, Devlet yolu üzerinde bulunmaktadır. Köyün doğusunda Çataklı, batısında Akıncılar ilçesinin köyleri, kuzeyinde Ödemiş, güneyinde ise İlyas köy ve San Yusuf köyleri bulunmaktadır. Kuzeyi engebeli olan köyün güney kesimleri nispeten düzdür. Ancak genel olarak engebeli alanlar daha fazla yer tutar. Köyün eski ismiyle ilgili olarak yapılan araştırmalar ismin ilk Türk dönemi kelimelerinden olduğu ve oluk, vadi anlamına geldiği ortaya çıkmıştır. Karul kelimesinin eş değeri olan Boğazköy de köyün bulunduğu yere istinaden verilmiştir.Önemli yollar güzergahında bulunması, kervan yolunun geçtiği bir sahada yer alması nedeniyle oldukça eski bir yerleşimi vardır. Bugün olduğu gibi, tarihte de büyük köylerimizden birisiydi. Köyün kuruluşunun Yavuz Sultan Selim'in doğu seferine kadar uzanır. Yine bu dönemlerde Gölova'nın ilk camilerinden birisinin de bu köyde kurulduğu ortaya çıkmıştır. Nitekim şimdiki caminin kitabesi bile 1286 tarihlidir.Köyde Kalecik, Deli göze ve Kiliseler mevkiinde eski yerleşme yerleri bulunmaktadır. Bunların bir kısmı Osmanlı-Türk yerleşmesi iken Kiliseler ve Deli göze, Bizans dönemi yerleşmeleridir. Köyün kuzeyinde "Mağara" olarak adlandırılan ve kervancıların konakladığı ve güneyin gözetlendiği yerler vardır. Bugün bazı kısımları tahrip olmuş olan mağaralar, köyden rahatlıkla görülmektedir. Yan yana iki oda şeklinde olup, herhangi bir amaçla değerlendirilmemektedir.Boğazköy, Gölova'daki şehirleşmenin en fazla olduğu köydür. Çok katlı apartmanların görüntüsü küçük bir şehri andırmaktadır. Köyde kalan hane sayısı itibariyle en önde gelen yerdir. 80 hanenin sürekli dolu olduğu köyün kış nüfusu 250 civanındadır. Yine en fazla genç nüfusun olduğu köydür. Köyün tüm nüfusu 2000'e yakındır. Dışarıdaki köylülerin hemen hepsinin köyle bağlantısı vardır. Ve yine çoğunun köyde bir evi vardır. Buğday, arpa, nohut ve fasulye yanında şekerpancarı, patates,... Devamı

30 06 2007

Gölova / Arslanca

Köyü Gölova'nın en uzak köylerinden birisidir. Giresun, Sivas ve Erzincan il sınırlarının çakıştığı noktada yer alır. Üç ilin sınırında olması nedeniyle de özelliği olan bir köy konumundadır. İlçeye 18 km. uzaklıkta olup Gölova-Çamoluk karayolunun üzerinde bulunmaktadır. Karayakup, Kayaoğlu, Çat, Üçveren, Taşdemir ve Çakükaya köyleri ile komşudur.Yöredeki ilk yerleşmenin Hititler zamanına kadar indiği bilinmektedir. Köyün ilk sakinlerinin Muş Varto'dan geldikleri söylenmektedir. Köyün mezarlığındaki tarihi mezar taşları, Şuşar-Mindeval yolunun ve bingazi yarma vadisinin burada bulunması nedeniyle yerleşimin çok eski olması gerekmektedir. 1955 yılına kadar oldukça kalabalık olan köy nüfusu bu yılda meydana gelen BÜYÜK SEL ile tamamen göç etmiştir. Sel üzerine köy, devlet tarafından Hafik ve Kangal ilçelerine gönderilmiştir. Yine bu olay üzerine halkın bir kısmı da İstanbul'a göç etmiştir. 1960 senesinden itibaren tekrar Aslanca'ya dönüş başlamıştır. Ama bu esnada bir çok şey kaybedilmiştir. Bir kere gür orman yakın ve uzak çevre köyler tarafından talan edilmiştir. Bakımsızlık nedeniyle ayakta kalan diğer binalar da yıkılmıştır. Nüfusun hepsi dönmemiş, hatta birkaç sene kimliksiz dolaşmak zorunda kalınmıştır. 1962 senesinde Aydoğdu'nun Mahallesi olmuştur. Gölova ilçe olduktan sonra ise tekrar KÖY statüsüne kavuşmuştur Köyün gelir kaynaklan hayvancılıktır. Gölova'da tiftik ve kıl keçisi bulunan tek köydür. Az miktarda tanm yapılmakta, sulanabilen yerlerde sebze yetişmektedir. Yine sulak yerlerde kavakçılık da yapılmaktadır. Köyün yüksek kesimlerindeki 250 dekar alanı yol yokluğu nedeniyle ekilememektedir. Bu alanın da yola kavuşmasıyla tarım ekonomisinde Önemli gelişmeler olacaktır. Köyün tarihi eserleri ile ilgili bilgiler turizm konusunda verilmiştir. Yine kültür değerlerini de folklor kısmında anlattık.Kışın 15 hanenin kaldığı köyün çok daha büyük bir kısmı İstanbul'da yaşamaktadır. 1995 sayılarına göre 78 kiş... Devamı

30 06 2007

Gölova / Aşağı Tepecik Köyü

İlçe merkezine 10 km. uzaklıktaki A. Tepecik, göl kenarına kurulmuş şirin köylerimizdendir. Yanı başındaki yığma tepecik köye ayrı bir güzellik kadar. Aşağı Tepecik'in Selçuklular döneminde Şeyh Behlül Dâ-nâ isimli zat tarafından kurulduğu ve bu zatın da Çoban baba ile akran olduğu söylenmektedir.Aşağı Tepecik 1939 depreminde en fazla zarar gören ve zayiat veren köylerimizdendir. 7 ocak sönmüş ve farklı ailelerden olmak üzere 70 kişi hayatını kaybetmiştir. Köy tamamen yerle bir olmuştur. Bunun üzerine köylüler Amasya-Erzincan asfaltı üzerindeki Barakalar denen mevkiye evlerini yapmaya başlamışlardır. Ancak daha sonraları yine eski köye dönülmüştür. Bugün Barakalar mahalle olarak yerleşime devam etmektedir. Gölova'nın arazisi en düz olan köyüdür. Bu nedenle de sulu tarımın yaygın olduğu bir köydür. 2200 dekarlık toplam arazisinin 1600 dekarı sulanabilmektedir. Yine yapılabilecek ara kanallarla tüm arazisi sulamaya müsaittir.Buğday, arpa, nohut gibi tahıllar yanında fasulye, şekerpancarı, patates gibi sulu tarım ürünlerinin tarımı yapılır. Ve ekonomideki payları tahıllardan daha fazladır. Köyün diğer bir geliri de kavakçılıktır. Geniş alanlar kavakla kaplıdır. Tarım yanında hayvancılık da diğer geçim kaynaklarıdır.Köyün etrafının zamanla surlarla ... Devamı

30 06 2007

Gölova / Akçataş Köyü

Gölova-Çamoluk asfaltı üzerinde bulunan Akçataş'ın ilçeye uzaklığı 5 km. dir. 44 hanenin devamlı kaldığı Akçataş'ta yerli nüfus 120'dir. Ancak Akçataş'ın gerçek nüfusu 1350 kadardır. Bu da gösteriyor ki mevcut nüfusun 10 katından daha fazlası gurbette yaşamaktadır. Akçataş, Kuzey Anadolu fayı üzerindeki Gölova çanağının doğu kısmında yer almaktadır. Karayakup, Bozat, Fol, Demirkonak köyleri ile komşudur. Tanm arazisi daha ziyade köyönü denen güney kesimlerdedir. Geniş bir sahaya yayılan köy merkezinde düzenli bir yerleşim vardır. Gölova'daki ilk kubbeli caminin yapıldığı Akçataş'ta iki cami bulunmaktadır. Köydeki yerleşmenin birkaç bin yıla kadar indiği sanılmaktadır. Eski örenlerin bulunması, Karayup'la komşuluğu, buranın da oldukça eski bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Akçataş'ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Buğday, arpa, nohut ve sebzedir. Yine ihdas olan meyve bahçeleri de önemli ekonomik faaliyetlerdir. Hayvancılık da geçim kaynaklarındandır.4300 dekar arazisi sulanamamaktadır. Gölova barajından sulanabilirse ekonomisinde önemli canlılık olacaktır. Baraj'dan köyün arazisinin % 80'i sulanabilecektir. Yine köy içinden geçen kanalın sularının bir havuz vasıtasıyla değerlendirilmesi suretiyle de sebze-meyve tarımında önemli artış olacaktır. Gölova'da cevizin en iyi yetiştiği köylerden birisi Akçataş'tır. Ancak bu meyve yeterince değerlendirilmemekte, iç tüketim ya da aile tüketimiyle çarçur edilmektedir. Ceviz ağaçlarının ıslahı ve kaplama ceviz bahçelerinin ihdasıyla Akçataş'ta yeni bir tarım faaliyeti ve geliri sağlanabilecektir. İstanbul'daki Akçataşlılar derneklerini kurmuşlar, memlekete yatırım ve hizmet yarışına girmişlerdir. Yaz tatilleri Akçataşlıların "Eskili çorba, isirin, madımak, evelik dolması, pürpürüm kavurması ve ısırgan yemeği yemek için köye gitmek üzere can attıkları dönemdir. Bu dönemde Akçataş'ın nüfusu bir ... Devamı

26 06 2007

SOHBET ODAMIZ

  Get Your Own Chat Box! Go Large! Devamı

26 06 2007

Yayla Şenlikleri

2006 GÖLOVA YAYLA ŞENLİK GÖRÜNTÜLERİ Assagidaki filmleri seyretmek icin sunlara dikkat edin Her video degisik bir player ile acilabilir, bu yuzden yaninda player programina dikkat edin Eger gerekli player bilgisayarinizda yoksa assagidaki linklere e tiklayip indirebilirsiniz!                                       Yöremiz Oyunları'nı oynamanız şartıyla Dinleyebilirsiniz Dinlemek için üzerine gel tıkla Dik Düz Bar Güzeller Halimem AKÇATAŞ YAYLASI   ÇUKURYURT YAYLA ŞENLİKLERİ ah ah şimdi Köyde olmak vardı ... Devamı

29 06 2007

Gölova Merkez

Gölova'nın tarihi MÖ. 2000 yılına kadar uzanmaktadır. İlçemizin kuzeyine düşen Söğütlü Göze mevkiinde Hitit Uygarlığı'ndan kalma bulgulara rastlanmıştır. Bizans ve Trabzon-Rum Devletleri hakimiyeti altında kalan ilçe Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon-Rum Devletini fethetmesiyle Osmanlı İmparatorluğuna geçmiştir. Eski adı Ağvanis olan Gölova'dan, Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde bahsetmektedir. Cumhuriyet döneminde Suşehri ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken 1972 yılında belde statüsü kazanan Gölova, 09.05. 1990 yılında kabul edilen yasa ile ilçe olmuştur. Köse dağı sıradağlarından, Kel dağ-Kızıldağ sırasına kadar uzanan 30 km uzunluk ve 15 km genişlikte bir çanak içerisinde yer alan Gölova,Karadeniz,İç ve Doğu Anadolu Bölgelerinin birbirlerine en çok yaklaştıkları ve bu üç bölgemizin de çeşitli özelliklerini taşıyan bir sahada bulunmaktadır. Gölova doğuda Refahiye, güneyde İmranlı, batıda Akıncılar, kuzeyde Çamoluk ilçeleri ile komşudur.Ortalama rakımı 1300 m., yüzölçümü 308 km2 olan Gölova Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindedir ve Birinci Derecede Deprem Bölgesidir.Sarıçiçek Yaylalarından (Kızıldağ) doğan Çobanlı Çayı İlçenin en önemli akarsuyu olup, Baraj gölünün de kaynağı ve besleyicisidir. Ayrıca İlçemize bağlı Yayla çayı Köyünden Kelkit Çayı geçmektedir. Karasal İklim ile Karadeniz İklimlerinin özelliklerini barındıran karma bir iklime sahip olan Gölova, İç ve Doğu Anadolu'nun karlı soğuk kışlarından daha ılık, Karadeniz Bölgesinin aşırı yağışlarından daha az yağışlıdır.  Tabi bitki örtüsü bozkırdır. İlçenin ancak % 20'lik kısmını ormanlık ve fundalıklar oluşturmaktadır.   YENİ GİRDİN ,İLÇE OLUP ARAYAEL ATTIK,SENİDE KATTIK HALAYASENDE ÇIKAN KÖSEDAĞA YAYLAYAGARDAŞ,GÖLAVANIN NERESİNDENSİN   ... Devamı